GENEL BİLGİLER


  Genel Bilgiler

Trabzon iline bağlı olan Düzköy’ün eski ismi Haçka Köyü’dür . İl merkezinin güneybatısında,  41derece kuzey paraleli ile 39 derece doğu meridyenleri üzerinde yer almaktadır.  Trabzon ilinin güneybatısında yer alan Düzköy ilçesinin kuzeyinde Akçaabat,  Çarşıbaşı,  kuzeybatısında Vakfıkebir,  batı güneybatısında Tonya,  doğu ve güneydoğusunda Maçka ilçeleri bulunur.  Düzköy Karadeniz sahilinden 27 km güneyde ve Trabzon iline 40 km kara yolu ile bağlanmaktadır.  Düzköy ilçesinin Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine göre; İlçe Merkezi’nde 3.431, Beldelerde 8.153, köylerde 3.748, kişi olmak üzere toplam 15.332 kişi yaşamaktadır. .

Doğu Karadeniz dağlarının ortasında yer alan Kalkanlı dağlık kesiminin batı kesiminin kuzeye bakan yamaçlarında yer alan Düzköy denizden 750m yükseklikte, kuzeydoğu güneybatı yönünde ve kuzey batıya yelpaze gibi açılan vadinin yamaçlarına yerleşmiştir. Merkeze bağlı altı mahallesi (Düzalan, Cevizlik, Tepecik, Orta Mah. , Büyük Mah. , Yeni Mah. ), üç beldesi (Çayırbağı, Çal. Aykut ) ve altı köyü bulunmaktadır(Taşocağı, Gürgendağ, Alazlı, Çiğdemli, Gökçeler, Küçüktepe , Yerlice).

Düzköy 9 mayıs 1990 yılında ilçe statüsü kazanmış, resmi kurum ve kuruluşların yavaş yavaş yapılanması bölgenin çehresini değiştirmekte ve geliştirmektedir.  Yörede Kale deresi adıyla bilinen Söğütlü deresinin yukarı bölümünün yamaçlarına kurulan yerleşim yerlerinde halkın temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır (modern tarım ve hayvancılığa geçiş yapılamamıştır) İlçede mısır, patates, fasulye başta olmak üzere, halkın ihtiyacına yönelik tarım ürünleri yetiştirilmekte, süt ve süt ürünleri çeşitli tesislerle değerlendirilmekte (8 adet süt fab. ) , ilçe ekonomisinde önemli bir getiri sağlamaktadır. Ayrıca inşaat ve inşaatçılık sektörü de halkın önemli bir geçim kaynağı olmaktadır. Yörenin iş imkanlarının az olması sebebiyle göç ve gurbetçilik bir yaşam biçimi olmuş, özellikle 1970’li yıllardan sonra dışarıya göçte artış görülmüştür. Tipik Karadeniz iklimi yaşanan Düzköy’de mevsimler arasında yumuşak bir geçiş gözlenmektedir. Yüksekliği nispeten az olan yerlerde geniş yapraklı ağaçlar, yükseklik arttıkça iğne yapraklı ağaçlar ve orman gülleri, orman örtüsünü meydana getirmektedir. Yer yüzü şekilleri ve iklim şartlarının bir sonucu yaylacılık ilçe halkı için önemli bir ekonomik faaliyet olmaktadır.

Tarihçe

             XX. yüzyıla kadar bölgede şehirleşmenin olmayıp tamamen kırsal hayatın hakim olması ve yöreye ait tarihi bilgilerin oldukça yetersiz kalması dolayısıyla Düzköy İlçesinin Tarihi ancak bölgenin tarihi içerisinde değerlendirilebilmektedir.

        Bölgenin tarihi içerisinde Trabzon”un tarihi ele alındığında batılı tarihçiler bölgede ilk olarak Yunanlı kolonistlerin yerleşmiş olduklarını belirtmektedirler. Fakat yapılan araştırmalar neticesinde bölgede ilk yerleşen kabilelerin Orta Asya kökenli Turani kavimlerinin uzantıları oldukları konusunda tarihçiler fikir birliği içerisindedirler.

M.Ö. 800-300 yılları arasında bölgede Kimmerlerin ve ardından İskitlerin (Sakalar) yerleşmiş oldukları bilinmektedir. Trabzon şehri M.S. 64 yılında Roma İmparatorluğunun eline geçerek, 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilinceye kadar bu devletin uzantısı olan Trabzon Rum Devletinin egemenliğinde kalır.

            Trabzon yöresi Bizans İmparatorluğu ve Trabzon Rum Devleti döneminde bile yoğun bir şekilde değişik boylara mensup Türkler tarafından iskana sahne olmuştur. 11. ve 14. yüzyıllarda Kafkasya üzerinden gelen Kuman Türkleri, 1071 Malazgirt Zaferinden sonra da İran üzerinden gelen Oğuz boyları Karadeniz bölgesinde yoğunlaşmışlardır.13. ve 14. yüzyıllarda Trabzon Rum Devletinin bazı sınırları neredeyse bugünkü Trabzon Vilayeti sınırına kadar gerilemiştir.

14. ve 15. yüzyıllarda Anadolu”da hızla büyüyen Osmanlı Devleti, 1453 yılında İstanbul`un fethiyle imparatorluk seviyesine ulaşmıştır. Fatih Sultan Mehmet, Anadolu`nun bütünlüğünü sağlamak gayesiyle, Bizans İmparatorluğunun devamı niteliğindeki Trabzon Rum Devletini 26 Ekim 1461`de ortadan kaldırarak, Trabzon`u fethetmiştir.

            Kanuni Sultan Süleyman devrine ait kayıtlara göre, günümüz Düzköy ilçesinde 5 yerleşim yeri bulunmaktaydı. Bu kayıtlarda sözü geçen yerleşim birimleri; Düzköy (Haçka), Çayırbağı (Sidiksa), Aykut (Horovi), Gürgendağ (Kalkiyu) ve Çalköy (Çal)`dır. Dolayısıyla bu durum bölgede Osmanlı fethi öncesinde de kırsal nitelikte bir takım yerleşim birimlerinin varlığını ispatlamaktadır.

            Köylere ait kayıtlar incelendiğinde yörede önemli bir nüfus potansiyelinin bulunduğu göze çarpmaktadır. Bu nüfusun ¼ ünü müslümanlar, geri kalanını gayr-i müslimler oluşturmaktadır. Müslümanların yoğun olarak yaşadığı yerleşim yerleri Çayırbağı (Sidiksa), Düzköy (Hakça) ve Çalköy`dür. Bu dönemlerde Türklerin büyük ölçüde değişik bölgelerden getirilerek bölgede iskan edildiği anlaşılmaktadır.

            17.-18. yüzyıllara yönelik olarak yöre tarihi hakkında bilinenler oldukça azdır. Fakat, genel tarihi seyre göre, bölgeyi etkileyen sosyal olayların bu paralellikte Düzköy çevresini de etkilediği göz önünde bulundurulmalıdır.

            1876 tarihli Trabzon Vilayet Salnamesinin Düzköy`le ilgili kısmında yerleşim birimlerine Alazlı (Mula), Çiğdemli (Hameniye), Taşocağı (Holaliyos) ve Gökçeler (İhtimena) eklendiğini görmekteyiz. Yalnız bu köylerin hangi tarihte tesis edildiği belirlenememiştir.

            Bu yıllarda hane sayısına göre nüfusu kalabalık olan köyler Düzköy (Haçka), Çayırbağı (Sidiksa), Çalköy (Çal), Gökçeler (İhtimena), ve Alazlı (Mula) şeklinde sıralanmaktadır. Düzköy ilçesi 1876 verilerine göre 272 hane ve yaklaşık 1360 nüfusuyla orta büyüklükte bir kasaba niteliğindedir. Aynı tarihte eldeki verilerden İslam dininin bölgeye tümüyle egemen olduğunu görmekteyiz. Yine 1876 Vilayet Salnamesi verilerinden, yörede kırsal yaşama hakim olan tarım ve hayvancılığın en önemli geçim kaynağı olduğu anlaşılmaktadır.

            Düzköy yöresinin en önemli tarihi olaylarından birisi de Haziran 1914`te fiilen başlayan 1. Dünya Savaşı ve onun getirmiş olduğu yıkımlardır. Kafkasya Cephesinde Osmanlı kuvvetlerinin yenilgiye uğraması neticesinde 1915-1916 yıllarında Erzurum, Bayburt, Muş, Van, Bitlis, Erzincan, Rize ve Gümüşhane ile beraber Trabzon”da işgal altına girmişti.

            Bu yıllar Trabzon`un tüm kesimlerinde olduğu gibi Düzköy`de sıkıntıların, yoklukların ve sefaletin had safhaya çıktığı dönemlerdir. İşgal yıllarında en hazin durum hiç şüphesiz yöre insanının maruz kaldığı “muhacirlik” denilen zorunlu göç meselesidir.

            Bu yıllarda özellikle Sultan Murad, Karadağ, Karaptal ve Hıdırnebi gibi yaylalarda Türk milislerin direnişleri Rusların çekilip gitmelerine kadar aralıksız sürmüş ve önemli kahramanlıklar ortaya konulmuştur.Bugün yaylalarımızda büyük sevgi ve saygı göstermiş olduğumuz “Şehitler” denilen yerler bu dönemlerde Ruslara karşı yapılan savaşlarda şehit olan askerlerimizin bulunduğu kudsi yerlerdir. Rus ordusunun konuşlandığı köylere karşı gece vakti ve ansızın düzenlenen baskınlara en güzel örnek 2 Haziran 1916 tarihli Alazlı (Mula) baskınıdır.

            Rusya`da 1917 yılında meydana gelen Bolşevik İhtilali neticesinde Rus kuvvetleri bölgeden kısa sürede çekilmişlerdi. Akçaabat, bu dönemde Türk kuvvetleri tarafından 17 Şubat 1918 tarihinde düşman işgalinden kurtarılmış, muhtemelen aynı tarihlerde Düzköy`de düşman işgalinden kurtarılmıştır. Resmi kaynaklarda yer almasa bile Düzköy`ün 12 Şubat 1918`de düşman işgalinden kurtulmuş olduğu o dönemde yaşayanların beyanlarından anlaşılmaktadır.

            Kurtuluş Savaşının da başarıyla neticelenmesinden sonra, Cumhuriyet idaresinde Düzköy, Osmanlı döneminde olduğu gibi Trabzon Vilayeti ve onun kazası olan Akçaabat”ın sınırlarına dahil edilmiştir. 1944 yılında bucak statüsüne getirilen Düzköy”de ilk belediye teşkilatı 1960 yılında kurulmuştur.Düzköy, nihayet 9 Mayıs 1990 tarihinde yapılan yeni bir düzenlemeyle bağlı bulunduğu Akçaabat`tan ayrılarak müstakil ilçe statüsü kazanmıştır.

            Düzköy ilçe statüsünü kazandıktan sonra hızla gelişmeye başlamıştır. Düzköy ilçe merkezine bağlı altı mahalle (Orta Mah., Düzalan Mah.,Büyük Mah., Cevizlik Mah., Yeni Mah.,Tepecik Mah.) 3 belde (Çayırbağı, Çal ve Aykut) ile altı köy (Çiğdemli, Alazlı, Taşocağı, Gürgendağ, Gökçeler, Küçüktepe, Yerlice) bulunmaktadır. Düzköy ilçesi Trabzon merkezine olan yakınlığı yanı sıra yakın çevresiyle mevcut kara yollarının düzgün olmasıyla hızlı bir gelişim ve değişim içerisinde bulunmaktadır.

Kültür ve Turizm

Kendine has coğrafya ve iklime sahip olan ilçemizin zengin yaşam kültürü içindeki yayla yaşantısı çok önemli yer tutar. Düzköy Yaylaları, tüm dünyanın giderek daha fazla birbirine benzemeye başladığı yeni bin yılda geçmişten gelen ve tadı yaşandıkça fark edilen; otantik yaşama biçimi olarak kuşatıcı ve farklı yaylalardır.

Yaylalar bakir tabiatın kirlenmemiş havasını; billur gibi soğuk suları; yazın en sıcak günlerde bile ferahlatıcı serinliği; büyüleyici güzellikte manzaraları; hormonsuz ve dalında yavaş yavaş olgunlaşan bitkileri; tabiat ortamlarında yetişen hayvanlardan elde edilen ve yapılan gıdaları da sunarlar.

Rengarenk kır çiçekleri, dağ çayırları ile kaplı olan Karadeniz Bölgesindeki yaylalarımızın çevresi genellikle ladin türü çam ağaçlarıyla kaplıdır. İlçemizin sahip olduğu yeşillikleri sadece bol yağmuruna değil nemli ve sisli havasına da borçludur. Sahil şeridindeki şehirlerde yüksek nem ve sisli hava yükseklere çıkıldıkça özellikle ilçemizde yerini pırıl pırıl bir güneşe, bol oksijenli tertemiz havaya bırakır.

İlçemizden yaylaya doğru yükseldikçe bitki örtüsü genel olarak köknar, ladin, sarıçam, sedir, kayın, meşe, karaağaç, gürgen,kızılağaç ve yabani fındık gibi ağaç türleri ile orman gülü ve yabani açelya gibi binlerce kır çiçeği ile kaplıdır.

Yöre doğal güzellikleri bakımından çok güzeldir.

Düzköy Yaylası turizme elverişli gezilebilecek ve kamp yapılabilecek duruma gelmiştir. Karadeniz Bölgesinin en güzel yaylalarından birisidir. Soğuk suları, temiz havası ve doğal güzelliği ile piknik yapılmaya elverişlidir. Haçkalı Hoca Baba türbesi yaz aylarında ziyaretçi akınına uğramaktadır. Bunun dışında özellikle Çal Mağarası ile yayla şenlikleri ilçe turizmine büyük katkı sağlamaktadır.

1-Çalköy Mağarası

Dünyanın en uzun ikinci mağarası olarak da kabul edilen mağaranın içinden küçük bir dere akmakta olup, mağaranın üzerinde tarihi bir kale bulunmaktadır.

a)Mağaranın Yeri

Çal mağarası Trabzon İli Düzköy İlçesi'nin 5 km. güney batısında denizden 1050 metre yüksekte Çalköy Beldesi içerisinde yer almaktadır. Mağara girişi Çal köyünden Çayırbağı köyüne giden stabilize yolun l.kilometresinde Kulaklık Deresi üzerinde bulunmaktadır.

b) Mağaranın Şekli

Çal Mağarası bir yeraltı su kanalıdır. Mağaranın girişi geniş olmakla birlikte giderek daralmakta belli bir uzaklıktan sonra genişlik l m. kadar düşmektedir. Tavan yükseklikleri kırık sistemlerine bağlı olarak büyük değişkenlik göstermek­

tedir. Girişten sonra 200 m.’ de iki kola ayrılmaktadır sola ayrılan kol yaklaşık 125 m. uzunluktadır. Bu kolun sonundaki odada dolinden gelen suyun aktığı bir baca vardır. Sağ kolun ulaşılabilen kısmı yaklaşık 300 m. 'dir. Bu kolun yaklaşık 60m.'sinde küçük bir göl ve çağlayan yer almaktadır.

 

 

c) Mağaranın Su Varlığı

Mağaranın içindeki yeraltı nehrinin taşıdığı su mevsimsel olarak değişmek­tedir. Derinlik kısmı mevsimlerde 25-30cm, arasında değişken yağışlı mevsim­lerde 50- 75 cm. varmaktadır.

d) Mağaranın Havası

Mağara içinde, dış atmosfere dolinlerle olan irtibat nedeniyle rahat bir hava hareketi vardır. Girişte kuru olan mağara atmosferinin nemi iç kısımlarda bir miktar artmaktadır.

e) Mağaranın Bugünkü Durumu

Çal Mağarası 2000 yılında Trabzon İl Özel İdaresi tarafından çeşitli düzen­lemeler yapılarak turizme açılmıştır. 2003 yılında halkın ziyaretine açık hale getirilmiştir.

2-Şahinkaya

İlçemizin doğal güzelliklerinden biri olan Şahinkaya, Çayırbağı Beldesinde bulunmaktadır. Uzaktan bakılınca bir kaleyi andırmaktadır. Eteklerinde çam ormanlarıyla kaplıdır. Doğankaya Mahallesi, Gülcena Mahallesi ve bu mahallelerin mezralarıyla sarılıdır. Bu doğa harikası kaya üzerinde yırtıcı kuşlardan doğan ve şahinler yuva yaptığı için buraya Şahinkaya denildiği gibi Doğankaya da denilmektedir. Doğankaya Mahallesi de adını bu taştan almıştır.

İlçenin Yaylaları

Dağlarla çevrili bölge, dört mevsim ılıman ve çok yağışlı bir iklime sahiptir. Yaylalar bu yüksek dağ dizilerinin eteklerinde kurulmuşlardır.Yaylalar; dağlar üzerinde, değişik çiçekler ve ağaçlarla süslü ormanlar arasında yer alırlar.

Bölgedeki köyler dağlardan denize doğru inen akarsuların vadilerinde kurulmuşlardır. Köylerde bulundukları coğrafi mevkiye göre tarım ve hayvancılık yapılır.Haziran ayının ilk haftasında yaylalara göç edilir.

Yeşil yaylalar; türlü çiçeklerle bezeli, kelebeklerin uçuştuğu çayırlara, cana can katan soğuk sulara, türlü 

ağaçlarla donanmış ormanlara sahiptir. Bilinçsizce kullanılan ormanlarımız, son dönemlerde koruma altına alınmıştır. Ormanlarda, otlaklarda kuş sesleri, koyun-kuzu meleyişleri insanı büyüleyici özelliktedir. Günün her saati yayla bir başka tarif edilmez güzeldir.

Yayla; ormanı, otlağı ve yerleşim alanını içine alan bir bütündür. Yayla hayatı belli işleri yapmayı gerektirir. Yaylada patates , lahana, marul ve soğan gibi tarım ürünleri ekimi yapılır. İneklerde sağılan sütten peynir, yağ ve çökelek elde edilir. Bazı aileler arı kovanlarını, tavuklarını da yaylaya götürürler. Elde edilen ürünlerin bir kısmı satılır, bir kısmı tüketilir. Bir kısmı da kışa saklanır. Bu tür ekonomik faaliyetlerin yanı sıra kış için ot ve yakacak odun da hazırlanır.

Bölgenin engebeli yüzey şekilleri, yağışlı iklimi yayla hayatını olumsuz yönde etkiler. 1905 tarihli Trabzon Vilayeti Salnamesinin yayla bölümü bu hususu şöyle anlatır:

“Yaz mevsiminde sahil ahalisinin göçtükleri yaylalar birbiri artına sıralanır. İnsan herhangi bir tarafa gözünü çevirmiş olsa böyle arızalı yerler görür ve bu yerde yaşayan halkın ne kadar çevik ve atik adamlar olmak lazım geleceğini anlar. Bazı defa kesif duman yığınlarından bir dakika önce gözünüzün önünde bulunan tabiat güzelliklerinden bir şey göremez olursunuz.”

Yaylalarımız coğrafyanın bu şartlarına rağmen; serin havası, soğuk suları, yeşil çimenleri ile her zaman sevilmiştir.

Yaylalarda halkın ihtiyaçlarını sağlayacak dükkanlar ve kahveler de bulunur. İbadet edebilmek için birbirinden güzel camiler bulunur. Haçkalı Hoca Baba Camii buna en güzel örnektir.

Eskiden beri yaylalarda yapılan büyük şenlikler, toplantılar, “ dernekler” aynı heyecan ve güzellikte devam etmektedir. Bu derneklerin ilk kuruluş tarihleri yüzyıllarca eskiye gitmekte ve efsaneleşmiş bulunmaktadır. Günümüzde daha çok eğlence şeklinde yaşatılan bu derneklerden birçoğu hala devam etmektedir.

İlçemizdeki yaylaları şu şekilde sıralayabiliriz :

1-Düzköy Yaylası : Düzköy ilçemizden 9 km güneye doğru asfalt yolla bu yaylamıza ulaşılmaktadır. 1.784 m . yükseklikte olan yaylamızda her yıl Ağustos ayının ilk haftasında Düzköy Yayla Şenlikleri yapılmaktadır. Yaylamızda ayrı bir manevi değer katan Karadeniz Bölgesinin büyük evliyalarından Haçkalı Hoca Baba’nın Türbesi bulunmaktadır. Burada her yıl Düzköy Belediyesinin organize ettiği Haçkalı Hoca Babayı Anma etkinlikleri yapılmaktadır. Dini turizmin gelişmesinde önemli bir yer konumundadır. Düzköy Yaylasının bir diğer adı da Haçka Yaylasıdır. Haçka Yaylası denilince Haçkalı Hoca Baba akla gelmektedir. Öyleki bu yayla ile Haçkalı Hoca Baba bütünleşmiş durumdadır.

2-Serda Yaylası :Gökçeler Köyü tarafından kullanılmaktadır.Her yıl Eylül ayının ilk haftasında burada Serda Yayla şenlikleri yapılmaktadır. Ulaşım Akçaabat-Düzköy yolunun 20 inci kilometresinde batıya dönülerek 15 km. stabilize yolla gidilebilen yaylaya, yayla mevsiminde ticari taşıtlarla yolcu taşınmaktadır. 1946 metre yükseklikteki yayla bol oksijeni ile akciğer tedavisi görmüş hastaların tatil için tercih ettiği yerdir.

3-Hırsafa Yaylası : Çalköy Beldesi tarafından kullanılmaktadır.16,17,18 Temmuz tarihlerinde Hırsafa Yayla Şenlikleri yapılmaktadır. Bir süre ara verilen bu şenlik son yıllarda yeniden yapılmaya başlanmıştır.

4- Gürgendağ Yaylası : Gürgendağ Köyünün kullandığı bu yaylamız ilçe merkezine 14 km uzaklıktadır. Alazlı Yaylası, Maçka Yerlice Yaylası ve Düzköy Yaylasıyla çevrili bir bölgede bulunmaktadır.

5-Karaptal Yaylası: İlçe merkezine 18 km uzaklıkta bulunmaktadır. Düzköy Yaylasının Güneybatı tarafında yer alır. Bu yaylayı Alazlı Köyü ile Çayırbağı Beldesi ortaklaşa kullanmaktadır. Yaylanın adı Karaptal denilen tepede bulunan bir şehit mezarından almaktadır. Rivayete göre bugünkü Çayırbağı Yaylasının bulunduğu yerde Karaptal adlı tepenin yamacında bulanan şehit mezarı Kommenoslar döneminde oraları yurt edinen bir Türkmen beyinin mezarıdır. Kara Abdal adlı bu Türkmen beyi Kommenos'larla sürekli savaş halinde yaşamış, ölünce de yurt edindiği bu obaya gömülmüş ve bundan dolayı buraya Kara Abdal Yaylası adı verilmiştir. Daha sonra ilerleyen yıllarda bu ad değişerek Karaptal Yaylası olarak günümüze kadar gelmiştir. Daha önceleri ormanlık olan bu bölge zamanla ormanlık vasfını yitirmiştir. Karaptal Yayla Şenlikleri bu tepenin eteklerinde yapılmaktayken günümüzde köylüler tarafından şenlik alanı bölüşülmüş ve Karaptal Yayla Şenlikleri yapılamamaktadır.

6-Alazlı Yaylası; Alazlı Köyü halkının kullandığı bu yayla ilçe merkezinden 15 km uzaktadır. Keram Tepesi ve kayalıklarından başlayıp Karaptal Yaylası ve Gürgendağı Yaylası ile komşudur. Bu yaylada 27 ağustosta Çoban Derneği Yayla Şenliği yapılmaktadır.

7- Honefter Yaylası : Çayırbağı Beldesinin yayla olarak kullandığı bu yaylamız ilçe merkezine 17 km ve Düzköy yaylasına ise 5 km uzaktadır. Her yıl 20 Ağustos tarihinde burada Honefter Yayla Şenliği yapılmaktadır.

 


02.06.2016 10:20:56     2017

İletişim

  • Düzköy / TRABZON
  • (0462) 811 26 66
  • (0462) 811 22 40
  • belediye@duzkoy.bel.tr